Hz. Muhammed'in Örnekliği8. SINIF

Hz. Muhammed’in Örnekliği Ünite Özeti

Hz. Muhammed’in Örnekliği Ünite Özeti:


Hz. Muhammed Mekke’nin büyük ailelerinden, Kureyş kabilesinin kollarından biri olan “Haşimoğulları” ndandır. Babası Abdullah , annesi Amine’ dir. Dedesi Abdülmuttalip, Mekke’ nin ileri gelenlerindendir.


Ünite Konularımız:

  1. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Doğruluğu ve Güvenilir Kişiliği
  2. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Merhametli ve Affedici Oluşu
  3. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) İstişareye Önem Vermesi
  4. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Davasındaki Cesaret ve Kararlılığı
  5. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Hakkı Gözetmedeki Hassasiyeti
  6. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) İnsanlara Değer Vermesi
  7. Bir Sure Tanıyorum: Kureyş Suresi ve Anlamı

1. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Doğruluğu ve Güvenilir Kişiliği

  • Yüce Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara bildirmek için seçip görevlendirdiği kimselere peygamber denir.
  • Allah (c.c.), her topluma kendi içlerinden bir peygamber göndermiştir.
  • Peygamberlerin görevlerini yapabilmeleri için bir takım özelliklere sahip olması gerekir.

1.1 Peygamberlerin Özellikleri

  • Doğruluk
  • Güvenilirlik
  • Emaneti Korumak
  • Akıllı ve Zeki Olmak
  • Günah işlememek
  • Vahyi insanlara ulaştırmak
  • Hz. Muhammed (s.a.v.), bütün insanlığa gönderilmiş son peygamberdir.
  • Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’i onun vasıtasıyla insanlara bildirmiştir.
  • Kur’an’ın ilk muhatabı olan Hz. Muhammed (s.a.v.), onu en iyi şekilde yaşamış ve açıklamıştır.
  • Sözleri ve davranışlarıyla Müslümanlara en güzel örnek olmuştur.

“Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” Ahzâb suresi, 21. ayet

O insanlığa en güzel örnektir.

Üsve-i Hasene;

  • En güzel örnek demektir.
  • Hz. Peygamber’in örnek ahlakıyla ahlaklanarak başkalarına da örnek olmak.
  • Hayatın her alanında Müslümanların örnek almaları gereken tek ve en güzel model anlamında Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sıfatı.
  • Doğruluksıdk kavramıyla ifade edilir.
  • Dürüst olmak, kimseyi aldatmamak, kendi aleyhine bile olsa her zaman doğruyu söylemek gibi davranışlarla kendini gösterir.
  • Hz. Peygamber hayatı boyunca doğruluktan ayrılmamıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v), Safâ tepesinden Mekkelilere seslenirken;“Şu vadinin arkasında size saldırmak isteyen süvari birlikleri var desem bana inanır mısınız?” diye sorduğunda onlar hep bir ağızdan, “Evet, inanırız… Biz senin bugüne kadar yalan söylediğini hiç görmedik…” diye karşılık vermişlerdir. Buhârî, Tefsîr, (Şuarâ) 2.

  • Peygamberlerin özelliklerinden biri olan emanet, güvenilir olmak anlamına gelir.
  • İnsan ilişkilerinde vazgeçilmez ahlaki bir ilke olan güven; bir kimseye kuşku duymadan inanmak ve ona güvenmektir.
  • Peygamberliğinden önce de insanlar arasında “Muhammedü’l-Emin (Güvenilir Muhammed)” olarak tanınan Hz. Muhammed (s.a.v.) insanlara daima güven vermiş, verdiği sözü tutmuş ve emanetleri en güzel şekilde korumuştur.

2. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Merhametli ve Affedici Oluşu

Peygamberimiz affedici ve merhametli bir insandı.
  • Merhamet, bir kimsenin ya da herhangi bir canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı üzüntü duymak, onların acı ve sıkıntılarına duyarlı olmaktır.
  • Güzel ahlaka sahip insanların en belirgin özelliği, şefkatli ve merhametli olmalarıdır.
  • Hz. Peygamber son derece merhametli bir insandı.
  • Yetimlere, çocuklara, kadınlara, yaşlılara merhametle davranmıştır.
  • Hatta hayvanlara ve diğer bütün canlılara merhametle yaklaşmıştır.

“Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir. O size çok düşkün, müminlere çok şefkatli, çok merhametlidir.” Tevbe suresi, 128. ayet.

  • Kendisi de bir yetim olan Hz. Muhammed (s.a.v.) özellikle yetimlere karşı duyarlı davranmıştır.
  • Onların haklarının yenmemesi ve onlara zulmedilmemesi konusunda insanları uyarmıştır.
  • Yetimleri koruyup gözetmeye teşvik etmiştir.

3. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) İstişareye Önem Vermesi

İstişare'nin Önemi
  • İstişare bir konuda doğruyu bulmak için bilgisi olan kişilerle görüşmek ve fikir alışverişinde bulunmak anlamlarına gelir.
  • İstişareye danışma da denilir.
  • Hz. Muhammed (s.a.v.), kritik konularda ortak bir tutum belirlenmesine özen göstermiştir.
  • Bedir Savaşı sonunda esirlere nasıl davranılacağı,
  • Uhud Savaşı’nda düşmanın nasıl karşılanacağı,
  • Hendek Savaşı öncesi şehrin etrafına hendek kazılması,

kararları istişare neticesinde alınmış ve uygulanmıştır.

Onların işleri, aralarında danışma iledir. Şura Suresi 38. Ayet

Hz. Peygambere, Bedir savaşı zaferle sona erdiğinde esirler getirildi. Hz. Muhammed (s.a.v.) “Bu esirler hakkında ne diyorsunuz?” diye sorarak ashâbıyla istişare etmişti. Sonuçta Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) görüşünü benimsemiş, okuma yazma bilenlerin on Müslümana öğretmeleri karşılığında serbest bırakmıştı. Ebû Dâvûd, Cihâd, 121.


4. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Davasındaki Cesaret ve Kararlılığı

  • Cesaretyiğitlik ve kahramanlık anlamına gelir.
  • Güç ve tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven duygusudur.
  • Korku veren bir olay anında soğukkanlılığı koruyup, sakin bir şekilde hareket etmektir.
  • Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kişisel özelliklerinden biri de cesur olmasıdır.
  • O, en zor ve sıkıntılı anlarda bile cesaretinden bir şey kaybetmemiştir.
  • Mekkeli müşriklerin İslam’ın yayılmasına engel olma çabalarına hatta Taif’te müşrikler tarafından taşlanarak şehirden çıkarılmasına rağmen içinde bulunduğu toplumun inanç ve âdetlerinin yanlış olduğunu cesaretle söylemiştir.
  • Kararlılık; bir iş ve davranışta azim ve sebat göstermektir.
  • Bir konuda iyi düşündükten sonra verilen karardan dönmemektir.
  • Kararlılık, Müslümanın ahlaki bir özelliğidir.
  • Mümin, şartlar ve durumlar ne olursa olsun imanında kesin bir sebat ve azim gösterir.
  • Başına gelen olumlu ya da olumsuz hiçbir hâl ve hadise, müminin hayır ve iyilik üzere olmasına engel olamaz.
  • Allah Resulü (s.a.v.) müminin bu güzel halini şöyle anlatır:

“Müminin durumu ne ilginçtir. Her hali kendisi için hayırlıdır. Bu durum yalnız mümine mahsustur. Başına sevinecek bir hal geldiğinde şükreder. Bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı geldiğinde sabreder. Bu da onun için hayır olur.” Müslim, Zühd, 64.

  • Hz. Muhammed (s.a.v.) risâletini tebliğe başladığı ilk günden itibaren görevinin son anına kadar kararlılığını devam ettirmiştir.
  • Huneyn’de düşmanın pususu karşısında Hz. Muhammed (s.a.v.) hem düşman üzerine yürümüş hem de ashâbının toparlanmasını sağlamıştır.
  • Hz. Peygamber’in müşriklere karşı giriştiği Hendek Savaşı’nda verilen mücadeledeki kararlı tavrı da Kur’an’da dile getirilmiştir.
  • Azimkarar vermekbir şeyi yapmak hususunda büyük bir kararlılıkla gayret göstermek anlamına gelir.
  • Azim ve sebatın kaynağı inançlı olmaktır.
  • Ancak Allah’a gerçek anlamda iman eden kişi inancını koruma uğruna elinden geleni yapma azmini gösterebilir.

5. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Hakkı Gözetmedeki Hassasiyeti

  • Hakkı gözetmek adil olmak ve her hak sahibine hakkını vermek demektir.
  • Hz. Muhammed’in (s.a.v.) en belirgin özelliklerinden biri de insanlar arasında adaletle karar vermesi ve adil davranmasıdır.
  • Hz. Peygamber (s.a.v.), Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de buyurduğu;

“… Eğer hükmedecek olursan, aralarında adalet ile hükmet. Çünkü Allah adil davrananları sever.” emrini her durumda uygulamıştır. Mâide suresi, 42. ayet.

Hz. Muhammed (s.a.v.);

  • Karar verirken hiç kimseye ayrıcalık göstermezdi.
  • Makam, mevki, zenginlik, fakirlik gibi durumlar onun verdiği kararları etkilemezdi.
  • Hak sahibinin hakkını alması konusuna dikkat ederdi.
  • Zayıf ve güçsüzlerin, çocukların, yetim ve yoksulların haklarının korunmasında daha titiz davranırdı.
  • İnsanlar arasında adaletle karar verirdi.
Peygamberimiz adalete önem vermiştir.

İslam dini akrabalık bağlarına önem vermiş ancak bu bağların adalet ilkesinin önüne geçmesini kesinlikle istememiştir.

Bedir Savaşı’nda esirler arasında Hz. Muhammed’in (s.a.v.) amcası Abbas da vardı.  Esirler tazminat ödeyerek özgürlüğüne kavuşabiliyordu.  Abbas, Hz. Muhammed’in amcası olduğu için tazminatsız salıverilmesi teklif edilmişti.

Hz. Peygamber (s.a.v.), “Hayır, böyle bir şey olamaz, onun ödemek zorunda olduğu tazminatın bir dirhemi bile bağışlanamaz.” demişti. Buhâri, Megazi, 64.


6. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) İnsanlara Değer Vermesi

  • Yüce Allah (c.c.) insanı en güzel biçimde yaratmıştır.
  • O, insanlar arasında herhangi bir ayrım gözetmeksizin hepsine rızık verdiğini ve onlara çeşit çeşit nimetler bahşettiğini Kur’an’da bize bildirmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.v.), Veda Hutbesi’nde “…Ey insanlar! Biliniz ki Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Bütün insanlar Âdem’den gelmiş, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap’a, beyazın siyaha, siyahın da beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük ancak takva iledir…” buyurarak temelde insanlar arasında ayrım olmadığını vurgulamıştır. Ahmed b. Hanbel, V, 411.

  • Hz. Muhammed (s.a.v.), insanların dertlerini sabırla dinler, sorunlarına çözüm bulmaya çalışırdı.
  • Uhud savaşında babaları şehit olan kız kardeşler Hz. Peygambere gelerek sıkıntı ve dertlerini anlatmışlardı. Hz. Peygamber de onları dinleyerek sorunlarına çözüm bulmuştu.
  • Hz. Muhammed (s.a.v.) sadece yaşadığı döneme ve topluma örnek olmamıştır.
  • O, kıyamete kadar yaşayacak olan bütün insanlara örnektir.
Peygamberimiz insanlara her zaman değer vermiştir.

Hz. Muhammed (s.a.v.);

  • İnsanlara daima mütevazı bir kardeş, şefkatli bir öğretmen ve merhametli bir baba gibi davranırdı.
  • İnce, nazik, kibar ve ölçülü bir hitap tarzını benimserdi.
  • Şaka yaparken kimseyi kırmaz, doğru olmayan bir şeyi söylemez ve kimseyi yanıltmazdı.
  • Dikkat çekmek istediğinde konuşmasında geçen önemli cümleleri üçer defa tekrar ederdi.
  • Az sözle çok şey ifade eder, tane tane, açık seçik ve herkesin anlayabileceği bir tarzda konuşurdu.
  • Karşısındakini dinlediğini ve anladığını göstermek için yüzüne bakarak konuşurdu.

7. Bir Sure Tanıyorum: Kureyş Suresi ve Anlamı

  • Kureyş suresi, Mekke döneminde inmiştir.
  • 4 ayettir.
  • Kureyş, Hz. Peygamberin mensup olduğu kabilenin adıdır.
  • Kureyşliler güven içinde yazları Taif denen kente gider, serin yaylalarından istifade ederlerdi.
  • Kış mevsiminde de Yemen ülkesine giderlerdi.
  • Bu gidiş gelişlerde ticari kâr elde ederlerdi.
  • Ayrıca hac mevsiminde kurulan panayırlarda ticaretlerini artırıyorlardı.
  • İşte Kureyş suresi Allah’ın (c.c.) onlara lütfettiği bu imkânları hatırlatmaktadır.

Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm.

  • Li’î lâfi Kurayş
  • Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf
  • Felya’büdû rabbe hâzelbeyt
  • Ellezî et’amehüm min cû’in ve âmenehüm min havf

Anlamı:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

1-4. Kureyş’e kolaylaştırıldığı, evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için onlar, kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kılan şu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler.

Hz. Muhammed’in Örnekliği Ünitemizin etkinliklerine buradan ulaşabilirsiniz.
Kureyş suresi meal ve tefsirine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu